150 TL ve üzeri alışverişlerde Ücretsiz Kargo

Şekeri hayatınızdan nasıl uzaklaştırırsınız?

Bazen en masum görünen şeyler bize en fazla zararı verebilir. Bunun en büyük kanıtı ise şüphesiz şekerdir! Enerji vermesi, mutlu etmesi ve tabii ki karşı konulmaz lezzeti bir yana şeker, aslında vücudunuzun baş düşmanlarından biridir. Canınız tatlı çekiyor olabilir; ama vücudunuz ekstra şeker almaya hiçbir zaman ihtiyaç duymaz. Nitekim ihtiyacı olan şeker miktarını gün içinde yediğiniz meyve ve sebzelerden fazlasıyla karşılayabilir. Dolayısıyla bahaneleri bir yana bırakın ve bu gerçekle yüzleşin. Unutmayın ki hayatınızdan şekeri çıkarmak sandığınız kadar zor değil. Gelin hep birlikte bunu nasıl başarabileceğinize bakalım...

Şekerin zararlarını bilerek yola başlayın.

Şekeri bırakmaya giden yol, zararlarını bilmekten geçiyor. Tam da bu yüzden şekerin zararlarını net bir şekilde öğrenin. Aksi halde kendi kendinize bulacağınız bahaneler artacaktır.

Peki nedir bu zararlar?
Aslında bu çok geniş ve hassas bir konu; incelikle araştırılması gerekiyor. Ancak biz yine de özetlemeye çalışalım:

  • Rafine şeker ya da fruktoz şurupları karaciğer etrafında yoğunlaşarak onun en büyük düşmanlarından biri oluyor. Fazlaca çalışmasını sağlayarak karaciğeri yoruyor. Dahası karaciğerin yağlanmasını tetikliyor.
  • Elastin ve kollajenine hasar verip ciltte bozulmalara sebep oluyor. Fazla şeker tüketildiğinde sivilceler ve kırışıklıklar artığı gibi cildin ışıltısı ve esnekliği de kayboluyor.
  • Fazla şeker tüketimi dikkat eksikliği ve hafıza zayıflığına neden olabiliyor. Hatta bazı araştırmalara göre Alzheimer hastalığının görülme olasılığını artırıyor.
  • Şeker sıkça tüketildiğinde kanser riskini tetikliyor, bağışıklık sistemini zayıflatıyor ve obeziteye neden olabiliyor. İnsülin direncini de unutmamak gerek!
  • Şeker diyabete neden olduğu için kalp sağlığını da olumsuz etkiliyor. Zamanla kalbe zarar verip kalp krizi riskini artırıyor.

Mutluluk için sebep aramayın.

Mutlu olmak için şekerden daha güzel gerekçeleriniz olması gerektiğini unutmayın. Şekerin serotonin hormonu salgılayıp size keyif verdiği bir gerçek. Ancak atladığınız bir şey var: O da bağımlılık yaratıp yemediğiniz zaman normalden daha mutsuz olmanıza sebep olması. Dolayısıyla mutlu olmak için şekere başvurmak yerine hayatınızda yapacağınız değişikliklerle daha mutlu bir hayat sürmeye çalışın.

Yavaş yavaş azaltın.

Kendinizden bir anda mucize beklemeyin. Ufak ufak ilerleyerek daha köklü bir değişim elde edebilirsiniz. Örneğin çay ve kahvelerde kullandığınız şekeri bir kenara iterek işe başlayabilir; tatlı krizlerinizde kendinizi bir pastaneye atmak yerine çareyi meyvelerde arayabilirsiniz.

Alışveriş alışkanlıklarınızı değiştirin.

    Hayatınızda böylesine köklü bir değişiklik yapmaya niyetlendiyseniz, her an tetikte olmalısınız. Alışverişlerinizi yaparken de aldığınız yiyecek-içeceklerin içeriklerine ve besin değerlerine mutlaka bakmalısınız. Böylece hiç beklemediğiniz ürünlerde dahi ne kadar fazla şeker olduğunu göreceksiniz. Bu ürünlere alternatif yaratarak şekerle aranızdaki mesafeyi bir adım daha açabilirsiniz.

    Düzenli beslenin.

    Eğer şekeri hayatınızdan çıkarmaya karar verdiyseniz, aslında beslenme biçiminizi kökten değiştirmeye karar verdiniz demektir. Dolayısıyla yeni başladığınız bu yolda her şeyi doğru yaptığınıza emin olmalı ve kendiniz için en sağlıklı beslenme biçimini benimsemelisiniz. Kararınız her ne yönde olursa olsun, kahvaltının önemini es geçmemelisiniz. Eski kahvaltılarınızdaki bol şekerli reçellerin ve Nutellaların yerine Rósta’nın şeker ilavesiz fındık ezmesini tercih ederek güne sağlıklı ve lezzetli bir başlangıç yapabilirsiniz.

    Ara öğünleri atlamayın.

      Kan şekerinizi dengede tutmak için gün boyu ufak ama sağlıklı atıştırmalıklar elinizin altında olmalı. Böylece tatlı krizleriniz de giderek azalacaktır. Evden çıkmadan önce çantanıza kuru meyve, kuruyemiş ya da granola bar gibi atıştırmalıklardan atmayı unutmayın. Bu noktada Rósta’nın çifte kavrulmuş mini fındık paketleri hayatınızı kurtarabilir!

      Motivasyonunuzu koruyun.

        Şekeri bırakmak sandığınız gibi imkansız değil belki ama kişinin beslenme alışkanlıklarını değiştirirken yaşayabileceği zorlukları da hafife almamak gerek. Dolayısıyla zaman zaman kırılmalar yaşayabilirsiniz. Bu anlar sizi yıldırmamalı. Çünkü her ne olursa olsun rafine şekerden uzak bir yaşam sizin ve sağlığınız için daha faydalı. Bu noktada kaydettiğiniz yola ve şekerden uzak hayatın size daha iyi geldiğine odaklanmalı; motivasyonunuzu kaybetmemelisiniz.